DATAWEB

KOBİ’lerde Nakit Akışını En Çok Bozan Kalem Sizce Hangisi?

Bir işletmenin kârlı görünmesi, nakit akışının sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle KOBİ’lerde sorun çoğu zaman tek bir kalemden değil; satışın tahsilata dönüşme süresi, stokta bekleyen para, sabit ödeme takvimi ve borçların vadesinin aynı haftaya yığılmasından oluşan bir zincirden kaynaklanıyor.

Bu nedenle “en çok bozan kalem hangisi?” sorusuna cevap verirken yalnızca en yüksek tutara değil, paranın işletmeden ne kadar süreyle çıktığına ve geri dönüp dönmediğine bakmak gerekir. Nakit akış tablosunda hareketlerin esas faaliyet, yatırım ve finansman faaliyetleri olarak ayrı izlenmesi bu ayrımı görmeyi kolaylaştırır. KGK’nın yayımladığı BOBİ FRS Nakit Akış Tablosu açıklamalarında da bu sınıflandırma ve nakit giriş-çıkışlarının kaynakları açıklanıyor. Uluslararası çerçevede de IAS 7, nakit akışlarını işletme, yatırım ve finansman faaliyetleri olarak sınıflandırıyor: IFRS IAS 7 özeti.

1) Önce “kâr” ile “nakit” arasındaki farkı ayırın

Bir ayda 500.000 TL satış yapılmış olabilir; fakat bunun yalnızca 150.000 TL’si tahsil edildiyse, kasaya giren para 500.000 TL değildir. Aynı şekilde stok alımı, ödeme yapıldığı anda nakdi azaltır; ancak gider olarak gelir tablosuna tamamen aynı tarihte yansımayabilir.

İlk teşhis için son üç ayı aylık olarak şu şekilde yazın:

  • Dönem başı banka ve kasa bakiyesi
  • Tahsil edilen müşteri alacakları
  • Diğer nakit girişleri
  • Tedarikçi, personel, kira, vergi/SGK, kredi ve diğer ödemeler
  • Yatırım veya stok alımı ödemeleri
  • Dönem sonu banka ve kasa bakiyesi

Basit kontrol formülü şöyledir:

Dönem sonu nakit = Dönem başı nakit + nakit girişleri - nakit çıkışları

Örneğin dönem başı nakit 300.000 TL, tahsilatlar 900.000 TL, diğer girişler 50.000 TL ve toplam ödemeler 1.080.000 TL ise:

300.000 + 900.000 + 50.000 - 1.080.000 = 170.000 TL

Beklenen başarılı sonuç, banka ekstresi ve kasa kaydıyla yaklaşık olarak mutabık bir dönem sonu bakiyesidir. Sonuç tutmuyorsa ilk sonraki kontrol; kayda alınmamış kredi kartı tahsilatları, bloke tutarlar, virmanlar, çek/senet hareketleri ve kişisel/ortak hesaplarından yapılan ödemelerdir.

2) Tahsilat gecikmesini ölçün: En sık görülen kırılma noktası

Birçok KOBİ’de satış vardır, kâr marjı da vardır; fakat müşteri 60-90 gün sonra ödediği için tedarikçi, personel ve vergi ödemeleri daha erken gelir. Burada bakılacak temel gösterge ortalama tahsilat süresidir.

Yaklaşık hesaplama:

Ortalama tahsilat süresi = Ortalama ticari alacak / Kredili satışlar x Gün sayısı

Örnek: Ortalama ticari alacak 1.200.000 TL, aylık kredili satış 1.800.000 TL ve dönem 30 gün ise:

1.200.000 / 1.800.000 x 30 = 20 gün

Bu sonuç tek başına “iyi” veya “kötü” değildir; sözleşmedeki vade, sektör, brüt kâr marjı ve tedarikçi vadesiyle karşılaştırılmalıdır. Eğer müşteriler ortalama 45 günde ödüyor, tedarikçilere 20 günde ödeme yapıyorsanız aradaki 25 günlük finansman yükünü işletme taşır.

Uygulamada muhasebe veya ERP panelinde “Cari Hesaplar → Müşteri Alacakları → Vade Yaşlandırma” raporunu açın. Raporu “vadesi geçen”, “0-30 gün”, “31-60 gün” ve “60 gün üzeri” olarak gruplayın. Sonra en büyük üç müşterinin toplam alacak içindeki payını bulun. 60 gün üzeri alacaklar artıyor veya tek bir müşterinin payı aşırı yükseliyorsa sorun genel satış düşüklüğü değil, tahsilat yoğunlaşması olabilir.

İstisna: Bankada görünen tahsilat tutarı, muhasebede fatura kapatmasıyla aynı tarihte görünmeyebilir. Bu durumda banka hareketi, sanal POS raporu ve cari hesap ekstresini aynı gün aralığında karşılaştırın.

3) Stokta kilitlenen parayı hesaplayın

Stok “varlık” olduğu için işletme güçlü görünebilir; fakat satılmayan veya yavaş dönen stok, kira, finansman ve fırsat maliyeti yaratır. Basit stok devir süresi hesabı:

Stokta kalma süresi = Ortalama stok / Satılan malın maliyeti x Gün sayısı

Örneğin ortalama stok 2.400.000 TL, aylık satılan malın maliyeti 1.200.000 TL ve dönem 30 gün ise:

2.400.000 / 1.200.000 x 30 = 60 gün

Bu, stokun ortalama 60 günde nakde dönüştüğü anlamına gelir. Ancak bozulma, modası geçme, iade, iskonto ve depolama maliyeti bu hesapta ayrıca dikkate alınmalıdır. Raporu “Stok Yönetimi → Ürünler → Stok Yaşlandırma” menüsünden alabiliyorsanız 90 gün ve üzeri hiç hareket görmeyen ürünleri ayrıca listeleyin. Panelinizde bu menü yoksa son 90 günlük alış ve satış miktarlarını Excel’e aktararak ürün bazında “son hareket tarihi” sütunu ekleyin.

Başarılı sonuç, yalnız toplam stok tutarını değil, stokun ne kadarının hızlı, yavaş ve hareketsiz olduğunu göstermesidir. Stok miktarı düşüyor ama nakit düzelmiyorsa sonraki kontrol; aynı dönemde tedarikçi peşinatları, düşük marjlı satışlar veya tahsilat gecikmesidir.

4) Ödeme takvimini haftalık nakit planına çevirin

Aylık toplamlar riskli haftayı gizleyebilir. Bu nedenle önümüzdeki 8-13 hafta için haftalık tablo hazırlayın. Her haftaya başlangıç bakiyesi, kesinleşmiş tahsilatlar, olasılıklı tahsilatlar ve zorunlu ödemeleri yazın.

  • Kesin tahsilat: Vadesi gelmiş, müşteriden teyit alınmış tutar
  • Olasılıklı tahsilat: Fatura kesilmiş fakat ödeme tarihi teyit edilmemiş tutar
  • Zorunlu ödeme: Personel, kira, vergi/SGK, kredi ve kritik tedarikçi ödemeleri
  • Ertelenebilir ödeme: Acil olmayan yatırım, yenileme veya stok alımı
Hafta sonu nakit = Hafta başı nakit + tahsilatlar - zorunlu ödemeler - planlı diğer ödemeler

Örneğin haftaya 220.000 TL ile başlayıp 180.000 TL kesin tahsilat ve 350.000 TL zorunlu ödeme bekliyorsanız hafta sonu tahmini bakiye 50.000 TL’dir. 120.000 TL’lik olasılıklı tahsilatı bu hesaba “kesin” diye eklemeyin. Aksi hâlde kâğıt üzerinde sorun yokmuş gibi görünür.

5) En çok bozan kalemi nasıl teşhis edebilirsiniz?

Her kalemi aynı ölçekte karşılaştırmak için şu üç soruyu kullanın:

  • Bu kalem bir ayda ne kadar nakit tüketiyor?
  • Nakit ne kadar süreyle işletmeden çıkıyor?
  • Bu çıkış satış veya tahsilatla ne kadar hızlı geri dönüyor?

Pratik bir öncelik sırası genellikle şöyledir: önce vadesi geçmiş alacaklar, sonra yavaş stok, ardından ödeme takvimindeki yoğunlaşma ve son olarak kredi/finansman yükü. Fakat bu evrensel bir kural değildir. Düşük marjlı toptan ticarette tahsilat daha kritik olabilir; üretimde stok ve hammadde; hizmet sektöründe ise personel ve sabit giderler öne çıkabilir.

Bu başlık yatırım, kredi seçimi veya vergi/hukuk danışmanlığı yerine genel teşhis çerçevesidir. Vergi, SGK, kredi sözleşmesi ve ödeme ertelemesi gibi konularda işletmenizin muhasebecisi veya yetkili finans danışmanıyla ayrıca değerlendirme yapın.

Sizin işletmenizde teşhis edebilmek için şu üç bilgiyi paylaşabilirsiniz:

  • Sektörünüz ve ortalama müşteri tahsilat süreniz kaç gün?
  • Son üç ayda en çok artan kalem alacak, stok, personel, kredi veya sabit giderlerden hangisi oldu?
  • Önümüzdeki dört haftada sizi en çok zorlayacak tek ödeme grubu hangisi ve bunun karşısında teyit edilmiş tahsilatınız var mı?